Genel · Yaşayasım

Zaman

Zaman deyince çoğumuzun söyleyeceği sözler bellidir; zamanın nasıl geçtiğini bir türlü anlayamıyorum, ne zaman akşam oldu, güne hiçbir şey sığdıramıyorum… Ve hatta, daha dün gibi hatırlıyorum, hangi arada büyüdü bunlar, daha dün çocuk değil miydi bu… İşte tam bu konuyla ilgili bir zamandır deneyimlediğim bir olaydan bahsetmek istiyorum sizlere;

IMG_1039

Ne zaman ki hayatımdaki çok belirgin bir anı, bir olayı düşünmeye başlayayım, sanki daha dünmüş gibi geliyor. Oysa ki ne zaman o olaydan bu yana arada olanları düşüneyim, o olay o kadar uzaklara gitmeye basliyor ki… Arada yaptığım işler, gezdiğim yerler, tanıdığım insanlar, tattığım yemekler, mutluluklarım, hüzünlerim… Hatta bazen öyle uzaklara gidiyor ki o an, sanki ben bile yaşamamışım gibi geliyor. Filmlerde olur ya yakınınızda gördüğünüz bir nesne, dürbünün tersinden bakmışsınız gibi kadrajda bir anda uzaklaşmaya başlar ve hatta o kadar uzaklaşır ki göremezsiniz bile. Sonra dedim ki kendi kendime varsın o anlar, o olaylar gerilere uzaklara gitsin, asıl önemli olan o araları olabildiğince doldurmak; mutluluk ve huzur dolu güzel anılarla. Ve gördüm ki, işte o aralar doldukça o anlar uzaklaşmaya başladı ve o anlar uzaklaştıkça o araları daha da doldurma isteği oldu içimde. Çünkü bu böyle oldukça kendi kendinizi tebrik etmeye, kendinizle gurur duymaya başlıyorsunuz neler neler yapmışım neler yapıyorum ben diyerek, en azından benim durumumda bu böyle oldu.

Varsın yanlışlarınız olsun, ki yanlışı olmayan insan yok, ama aslolan dolu dolu ve farkına vararak yaşamak hayatı. Farkına vardığınızda değerini de daha iyi biliyorsunuz, boş işlere zaman harcamak istemiyorsunuz. Bakıyorsunuz ki yaptıklarınız, gördükleriniz, içtikleriniz, yedikleriniz kısacası deneyimleriniz farklılaştıkça, çeşitlendikçe zaman yavaşlamaya başlıyor. İşte asıl mesele de bu zaten; dün bile yaşadığınız olay sanki yıllar önce yaşanmış gibi geliyor ve böyle de olmalı. Zaman yavaşlamalı. Bu bizim elimizde, hatta eminim ki çoğunuzun başına şu da gelmiştir; saatlerce ekran karşısında vakit geçirip zamanın nasıl geçtiğini anlayamayıp hatta bundan dolayı bir de suçluluk duymak.

Bazıları bu durumun yaş ilerledikçe ortaya çıktığını söylüyor ama ben buna hiç katılmıyorum. Bunun genel bir sorun olduğuna ve içinde bulunduğumuz çağ ile alakalı olduğuna inanıyorum. Ama tabii ki bir matematikçi olarak her sorunun çözümü olduğuna da inanmamdan karamsar değilim.İşte zamanın değerini anladığınız ve bir dur demek istediğiniz, en azından yavaşlatmak istediğiniz anda oturup düşünmeye başlamalı ne yaptığımızı, ne yapmak istediğimizi, boşa geçecek vaktimiz olmadığını, olmaması gerektiğini. İşte bu anda ressam olmaya gerek yok güzel bir yol çizmek için, yeter ki kağıdı kalemi alın elinize…

 

Sesimden

Advertisements

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s