Doğurasım · Genel

İlk Randevu

Jinekoloğumuzun bekleme salonunda uzun süren saatlerimiz başladı. Aslında saatler değil ama bize saatler gibi geldi. Tabii ki hemen aldığını da söyleyemem zira öyle hemen muayeneye alan bir jinekoloğa henüz rastlamadım.

Arkadaşımın tavsiyesi üzerine ilk defa gittiğim doktorla önce tanıştık ve yaptığımız hamilelik testinin pozitif çıktığını belirttik. Uzun süren tanıma dakikaları bittiği gibi ultrason aletiyle kontrol etmek üzere yandaki odaya gectik. Ekranda anlamsız şekillerin arasında ufacık bir karaltı gösterdi doktorumuz bize; bu dedi, işte bu bebeğiniz. Bebeğimiz oradaydı, ufacık ama gerçekten, anlaşılmayacak boyutlardaydı. Heyecandan kalbimiz yerinden fırlayacak gibi oldu, eşimin elinde tırnaklarımla kraterler oluşturmuştum. Gözlerimizden yaşlar boşanıyordu, gördüğümüz ise ufacık bir karaltıydı.

Doktor da onaylamıştı hamileliğimi, aman tanrım, doğruydu, hamileydim, yaşasın. Şimdi sırada aileye söylemek kalmıştı fakat öncesinde doktorum bir dolu tahlil ve uzun süren bir konuşma yaptı. Şöyle ki;

Herşeyden önemlisi hayatımdan stresi atacaktım. Beni rahatsız eden en ufak bir konuda, en ufak bir tartışmada hamile olduğumu hatırlayıp, herşeyden önemlisinin bebeğimizin gelişimi olduğunu düşünüp, tabi maruz kaldığım her stresten bebeğin de nasibini alacağının farkında olarak ona göre davranacaktım. Artık düşünülmesi gereken bir beden daha vardı.

Hamileydim ama hasta değildim, bu da normal bir insan gibi davranmamı gerektiriyordu. Normal hayatıma devam edecektim biraz daha dikkatli davranarak, nasıl mı? Ani hareketlerden kaçınacaktım,  zıplamak, koşmak, ilk zamanlar yüksek yerlere uzanmayacaktım. Özellikle dikkat edilmesi gereken haftalar vardı; 3,6,8, … bu haftalarda normalden daha dikkatli davranacaktım. İşte sırf bu yüzden daha önceden planlanmış olan Finlandiya turumuzu iptal ettik. Köpeklerin kullandığı kızakları yapma, kendin kızak yapma, çok soğukta olma ki hava 0 derecenin üstüne hiç çıkmıyordu, otelin saunasına, jakuzisine girme, yani sabahtan akşama otel odasında otur. Çok teşekkür ederim ama almayayım, tatil iptal, artık bir dahaki sefere kutup ışıkları.

Ve iyi anne güzel annedir. Makul oranda kilo almaya dikkat edecektim. Ağır bir spor yapamazdım ama bir o kadar da zevkli alternatiflerim vardı; yüzmek, yürüyüş ve tabii ki pilates.

Yüzme imkanınız varsa tabii ki yapmakta fayda var, hem belinize de yardımcı olacaktır. Dikkat edilmesi gereken en önemli nokta havuzun temizliğidir. Söylemesi bile çok acı ama havuzdan kapacağınız bir mikrop maalesef bebeğinizi kaybetmenize bile sebep olabilir. Hamilelik dışı dönemlerde alt yollardan kapacağınız bir mikrop veya mantar belki zararsız iken hamilelik döneminde bebeğe kadar ulaşabilecek ve çok daha büyük hasarlara sebep olabilecektir. Ama güvendiğiniz bür havuz ise hiç düşünmeyin, belinizin nasıl rahatladığını göreceksiniz ve sanki hamile değilmişsiniz gibi hareket edebileceğinize şaşıracaksınız.

Yürüyüşe gelince yine yapabileceğiniz bir spor olması açısından sizi oldukça rahatlatacaktır. Hergün yürüyebilirsiniz. Hatta ben kar kış yağmur çamur demeden yürüdüm. Yalnızca hamilelik için değil, kendim için de tabii ki. Hamilelik dışında da beni çok mutlu eden bir spor. Hızlı tempo, açık havada, bebeğiniz ve siz, kulağınızda belki bir müzik. Bebeğinizle size özel anlar. Yürüyüş boyunca bebeğinizle konuşma , onunla yakınlaşma, kendinizi ve hayatınızı tanıtma imkanı. Daha nasıl yakınlaşalım, içimizde işte daha ne olsun demeyin. İlerleyen günlerde sizin konuşmalarınıza seslerinize tepki vermeye başlayınca hak vereceksiniz. Küçük bir öneri; çevredekiler anlamayabilir kulağınızda kulaklığınız olsun, telefonda konuştuğunuzu sansınlar. Açık havanın size ve bebeğinize ne kadar faydalı olduğunu söylememe gerek yok heralde. Bebeğinizin beyin gelişimi açısından ne kadar çok temiz hava alsanız o kadar yararınıza ve doğuma hazırlık açısından da faydaları olduğu biliniyor. Burada benim de isteğim benim gibi mükemmel bir hamilelik geçirmeniz. Bu yüzden şiddetle tavsiye olunur.

Ve pilates… En sona bıraktım çünkü ben artık onsuz olmayacağına inananlardanım. Diğerlerini yapmayın demiyorum ama pilatese de başlayın diyorum. Benim için pilatesin vazgeçilmezliğinin sebebi doğru nefes almayı öğretmesi. Yıllar yılı yapılan yanlışları bir yerde düzeltme imkanı. Diyaframdan nefes almaya başlayıp bunun sadece spor esnasında değilde gün içinde uygulanmasını sağlamak elinizde. Bu sayede yapacağınız yürüyüşler de daha verimli olacaktır. Doğuma da hazırlayıp sırt kaslarınızın güçlenmesini sağlayacaktır. Ve hergün yine kendinize vakit ayırdığınız için mutlu olacaksınız, bana güvenin. Bilmeniz gereken tek şey hamilelik pilatesinin herhangi bir pilateste farklı ve özel oluşudur. Profesyonelle yapılması daha uygundur. Bana gelince, ben, hamileliğimin neredeyse son gününe kadar pilates yaptım. Tabii bunda kardeşlerimin ikisinin de pilates hocası olmasının büyük payı vardı. Kendileri hakkında ayrıntılı konuşacağım tabii ki fakat şimdilik sadece bu konuda gerçekten ne kadar başarılı olduklarını sizlerle paylaşmak istiyorum.

Bütün bu sebeplerdendir ki benim hamileliğimde bir sorunum olmadı ve boyuma göre munasip boyutlarda kilo aldım.

Yediklerime dikkat edecektim ki çok uzun bir süre bunu başarabildim. Uzun bir süre diyorum çünkü son haftalarda doğumun beklediğimden geç olması sebebiyle biraz kendimi bıraktığımı itiraf ediyorum. Bebeğimizin cinsiyetini öğrendikten sonra doğum için belirlenen son tarihe kadar beklemeyeceğine inanmaya başladık yani inanmak istedik. Sonlara yaklaştıkça çok daha sabırsız oluyorsunuz ve bebeğinizin daha çabuk gelme ihtimali söylendiğinde buna hiç tartmadan veya sorgulamadan inanıyorsunuz. Ben de öyle yaptım, son güne kadar beklemez, ha doğdu ha doğacak diye aman bunu da yiyeyim diye diye en çok kiloyu son haftalarda aldım. İlk çocuk şöyle doğar, kız çocuk son günü bekler falan hiç bunlara inanmayın. Yediklerinize hep dikkat edin. Nasıl beslenmeniz gerektiği konusunda da konuşacağız fakat öncelikle bilinmesi gereken dengeli beslenmek. Tabii ki yiyemediğiniz ve daha fazla yemeniz gereken birtakım yiyecekler olacaktır ama ana prensip dengeli beslenmek. Hiçbirşeyi yememezlik yapmayın. Ben size kendi yediklerimden de bahsedeceğim. Şu bir gerçek ki şekeri çok abartmadım, hatta çok dikkatli davrandım. Ama bu kilo alırım korkusuyla değildi, bebekte şeker olma ihtimali olabilirmiş, yoksa maalesef kendim için olunca hiçbirşeyi çok önemsediğim söylenemezdi. Bu konuda da kendimi oldukça eğittiğimi söyleyebilirim.

Veee macera başladı.

Sesimden

Advertisements

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s