Doğurasım · Genel

İlk Haftalar

Bütün hamileliğim boyunca en büyük zevklerimden biri de hafta hafta ne değişiklikler olacağını göreceğim satırları okumaktı. Ah o kahvaltıdan sonra zevkle okunan satırlar… Tabii ki tek bir siteyle yetinilmeyip başka başka sitelerden mütemadiyen aynı bilgileri farklı cümlelerle okuyup her defasında hayranlık, şaşkınlık duymak. Ay şu hamilelik ne komik şey 🙂

4. Hafta yani bebeğinizin ilk dönümü; ay ama olsun dönüm dönümdür: Kızımız ayı döndü ahaliiii. Bu haftanın önemi şöyle başlar; bebekle anne arasında göbek bağı ve plasenta sayesinde bağlar kurulmaya başlar. Yiyip içtiklerinize özellikle dikkat etme zamanıdır. Hamilelikte iki kişilik yenilecek diye birşey kesinlikle yok; iki kişi için yiyorsunuz zira bebeğiniz karnınızda fakat iki kişilik yemek çok yanlış. Kilolar o kadar önemli ki hatta önerilen ilk 6 ay için yaklaşık 1 kilo ve son 3 ay için 1,5 kilo. Tabii bu durum yaş ve boya göre değişiklik gösterebiliyor. Ortalama 12 kilo diyelim ki ben bu ortalamayı maalesef geçtim ama sorun bir neden, daha sonra anlatacağım.

Bu haftadan itibaren yavaş yavaş mide bulantılarınız, baş dönmeleriniz başlayabilir. Kokuların size normalden çok daha abartılı gelmesi ve hormonlarınızın değişimiyle duygularınızın ivmeli bir şekilde değişim göstermesi.

Mide bulantım şükürler olsun ki olmadı ne de baş dönmem fakat o kokular yokmu o kokular. Bir keresinde hiç unutmuyorum o dönem henüz bankada çalışıyorum ve bir müşterim geldi karşıma oturdu. O anda adamcağızı ben gayet bir kültablası olarak görüyorum. Öyle bir koku ki nefes alamıyorum, öksürüyorum aksırıyorum, bir türlü rahat durmuyorum. Ama müşterimin de benden aşağı kalır yanı yoktu. Tabii ki dayanamadım, diyorum ya hormonlar diye gerçekten onlar sizin yerinize konuşmaya başlıyorlar bir anda. Siz sadece ağzınızı oynatıyorsunuz hatta biraz da utanarak, sıkılarak. Dedim ” Normal bu kadar öksürmeniz bu kadar sigaraya az bile”. Adamcağız utanarak sigara içtiğinin anlaşılmasıyla panik halinde ceplerinde sakızlar aramaya başladı. Ben bir yandan o bir yandan ve daha o dönem hamile olduğumu da açıklamamışım. Kıvran kıvran nereye kadar. Bir sonraki görüşmemizde sevgili müşterim bir önceki seferden yaralı olsa gerek elinde bir dolu çeşit çeşit sakızla gelmiş. Ben de durumu izah edip ne kadar üzüldüğümü belirttim. Tabii ki daha ilk görüşmede iş tatlıya bağlanmıştı ama ikinci seferde herşeyin açıklığa kavuşmasıyla içim çok daha rahat etmişti.

Hamile kalacağım tarihi bilemediğimiz için önceden yapmış olduğumuz bir tatil programını maalesef iptal etmek zorunda kaldık, neden mi? Planlanan ülke Finlandiya, hava sıcaklığı pardon yanlış oldu hava soğukluğu çok, katılınacak olan aktiviteler köpeklerin çektiği kızaklarla turlar, karda yürüme, kızakla kayma, aurora borealisleri seyretme keyfi ve otelde sauna, hamam… Tabii ki haberi aldığımız gibi doktorumuza danıştık ve çıkan sonuç; kayamazsın, yürüyemezsin, riskli, soğuk, şu, bu, o derken tamam dedim otelden çıkmam sabahtan akşama hamam, sauna, jakuzi keyfi. Tabii ki o da olmayınca bana tek seçenek odada oturmak kalınca Finlandiya bir hayal, tatil iptal. Tabii sonrasında şöyle bir açıklama da yaptı sevgili doktorum: Ben size gitmeyin derim, burada birşey gelir başınıza ona yapacak birşey yok. Adam besbelli kaderci 🙂

Sanki hiç burada başınıza birşey gelir dememiş gibi…Güzelim tatil iptal edilmiş, sabah kalkıp hergün olduğu gibi işin yolunu tutmuşum. Bir gece öncesinden de şansa yorgun olduğum için hiç takmadığım gözlüklerimi takarak gittim işyerime. Otobüsün arkalarına doğru cam kenarında oturuyorum. Sabahın sekizi ve şansa Champs Elysees üzerine çıktığı anda otobüsümüz inanılmaz bomba sesine benzeyen bir ses ve etrafta tuz buz uçuşan cam parçaları. Artık ben durumum itibariyle mi ortamı o derece savaş alanı gibi gördüm yoksa gerçekten öylemiydi bilemiyorum. Elim ayağım titremeye başladı ve boşalan sinirlerime gözyaşlarım çılgınca eşlik etmeye başlamıştı. Ağlamak denemezdi buna. Neyse otobüsten indirdiler bizi, ben ağlamaya devam ediyorum. Otobüste bir de sevgili otobüs arkadaşım vardı ki o durumumu bildiğinden hemen müdahale edip beni sakinleştirmeye çalıştı. İlk söylediği şey; Eda merak etme bebek sana sen bebeğe sarılırsınız böyle durumlara. O anda pek bir aldırış etmemiştim söylediklerine ama an an kulağımda çınladıkça söyledikleri biraz sakinleşmeye başladım. O anda elime bir telefon tututurdu Bernard. Telefondaki karısıydı, o da bana birşeyler anlatmaya çalışıyordu, canım benim bugün gibi hatırlarım yana yakıla işinden çıkıp gelmeye çalışmalarını. Yok dedim ben işe gideceğim, hahaha. Ve o halde bir sonraki otobüse binip işe gidiyordum ki eşimi arayıp olanları anlatmaya başladım gözyaşlarıyla ve tabii ki tornistan geri, doktorun yolu tutuldu. Doktorun muayenehanesinden içeri girdiğim gibi ağlayarak doktoruma sarıldım. O andan itibaren kendisi benim için değerini öyle katladı ki gerçekten gönül borcum var ona. Bakalım ufaklık ne alemde dedi ve bana o dunyanın en önemli en en en ufaklığını gösterdi ve durumunun ne kadar iyi olduğunu anlattı, anlattı da anlattı; tabii beni telkin edebilmek için bayagı uğraştı. Sonuçta kulağımın içinden dahi çıkan cam parçacıkları bizi korkutsa da anne ufaklık iyi durumdaydık. Ve ekledi; ufaklık koruma altındaydı, vücudum onu korumaya almıştı J

Böyle koruma altında devam ettik yolumuza yavrumuzla. İlk zamanlar kendimi akşamları oldukça yorgun hissediyordum, özellikle bu haftalarda akşamları tavuk gibi yemekten hemen sonra kanepede uzanmış hatta çoğu zaman uyurken buluyordum, ne tatlı uykulardır onlar. Oldukça bol su içiyordum, tabii bu hamilelikte normalden çok daha fazla çalışan böbreklerimin işine geliyordu ama defalarca gidilen tuvalet maceraları da beni bezdirmedi değil. Eeee, bir bedel olmalı, belki de bu sayede mide bulantım neredeyse hiç olmadı.

Ufaklığın yavaş yavaş bacakları oluşmaya başlıyor, burun ağız boşlukları oluşuyor, kalbi insan kalbinin iki katı hızla atmaya başlıyor, sinir sistemi, organlar… Bu kadar oluşumun ortasında sizin de yediklerinize içtiklerinize dikkat ederek onun oluşumuna destek olmanız gerekiyor. Ağır metallere, sebzelerin üzerlerinde kalabilecek olan böcek ilaçlarına, hormonlara… Mesela yediğiniz balıkların bile önemi var. Yediğiniz sebzelerin iyi yıkanmış olması, dışarıda yiyorsanız pişmiş olmasına özen gösterin. Mümkünse tüm besinlerinizi organik yiyin ve en ama en önemlilerinden biri yediğiniz tavuk ve tavuk ürünlerinin kesinlikle hormonlu olmamasına dikkat edin; hatta yineliyorum mümkünse organik olsun. Bu konuda okuduğum yazının gerçekten haddi hesabı yok; çok acı gerçekler çok. Genel olarak nelerin yenilip yenilmemesi gerektiği konusuna belki de ayrıca değinsek daha iyi olur, yani benim izlediğim yol diyelim.tav iphone 1726 (2)

Bu arada daha önceden belirtmiştim ama yinelemekte fayda var belki, fazla tuzu yenmemeli zira bu haftalarda bacaklar ağırlaşmaya başlıyor, bir de fazla tuzlu yiyerek şişmelerine de sebep olursak olayların zorluğunu arttırmış olacağız. Ne gerek var, değil mi?

Koca kafalı olan bebeğiniz içinizde hareketlenmeye başladı fekat siz henüz bunları hissedemiyorsunuz. Koca kafalı diyorum ama üzülmeyin; içinde bulunduğumuz aylarda bebeğinizin kafası oldukça kocaman, sonraları normale girecek tabii ki.

Merak etmeyin o sabırsızlıkla beklediğiniz anlar o kadar çabuk ve tahmininizden o kadar hızla geçiyor ki siz daha olanları sindirmeye bile vakit bulamadan unutmaya yüz tutmuş oluyorsunuz. Üzücü biliyorum, işte onun için olabildiğince anın tadını çıkarmaya çalışın, bir sonraki aşamayı beklemeyin, ana konsantre olun, mutlu olun.

Mide bulantılarınız, yorgunluğunuz, kalp atışlarınızdak ani hızlanmalar bile devam ediyor. Geceleri daha sıklıkla tuvalete kalkıyorsunuz ve vücut hatlarınız her geçen gün daha bir yuvarlaklaşmaya ve karnınız çıkmaya başlıyor göğüslerinizle. Kendinize imkan bulduğunuz gibi uzanın ve dinlenin, sonrasında çok ihtiyacınız olacak enerjiye.

Şimdi bilmeniz gereken bunların bitecek olduğu; mide bulantılarınız, yorgunluğunuz, garip ruhsal durumlarınız… Zaten normal değil miydi şu ana kadar olanlar? İçinizde, her ne kadar olduktan sonra hep varmış gibi hissedecek olsanız da, bir zamandır olan ve vücudunuzun hiç tanımadığı, belki adapte olmaya çalıştığı, ona yardım ettiği, beslediği, koruduğu yabancı bir varlık var ve vücudunuz bu değişiklikler karşısında belli tepkiler gösteriyor. Mideniz bulanıyormuş, bundan daha doğal ne olabilir? Hiçbir şey. Bizim yapmamız gereken bu yabancı varlığı en mükemmel şekilde hayata hazırlamak, ve bu esnada annenin de bu işten en iyi, rahat ve zarar görmeden çıkmasını sağlamak. O zaman devam edelim…

Sesimden

Advertisements

One thought on “İlk Haftalar

  1. Biraz daha once okusaymisim gun icerisindeki konusmalara gerek kalmayacakmis 🙂 iyi ki daha once okumamisim bu sayede konusarak daha guzel bir iletisim olustu 😉

    Eline ve diline saglik 😉

    Like

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s