Genel · Pişiresim

Okulun İlk Günü

TARİFİMİZİN ADI OKULUN İLK GÜNÜ

Malzemeler:

  • Bir anne
  • Bir baba
  • Bir yavru
  • Yeni başlanacak bir okul
  • Yavrunun yeni arkadaşları
  • Yeni bir öğretmen

Yapılışı:

Öncelikle günler öncesinden yavru, gideceği okula düşünce olarak hazırlanır, nasıl mı? Mütemadiyen yapılan hatırlatmalarla;

-Kızım/oğlum (benim durumumda kız olduğu için bundan böyle kızım diye devam edeceğim, affola) bak yakında okula baslayacağız, ne güzel, arkadaşlarınla oynayacaksın. Birlikte yemek yiyeceksiniz, parka gideceksiniz, gezip tozacaksınız. Mahmut hoca ( uyku arkadaşımız olan ayının adını Mahmut hoca koyduk da o bakımdan😁) seni kapıda bekleyecek. Çıkınca anne veya baba veya ikisi birlikte gelip seni alacaklar, trottinette, fransızcası ve galiba türkçede scooter olarak geçiyor 😄, binip eve geleceğiz. Gelince yeni arkadaşlarınla yaptıklarını anlatacaksın. Anne de bu arada sana güzel güzel mamalar hazırlayıp biraz dinlenecek…

Sürekli olarak kızınızın üzerine yoğunlaşıp ayrılığın zor olmaması için elinizden geldiğince o gün yapacaklarınızı tekrar tekrar anlatırsınız;

-Anneyle baba seninle okula kadar gelecekler. Belli bir süre seninle kaldıktan sonra, sen arkadaşlarınla oynarken ve tabii ki sana güle güle, iyi oynamalar deyip öpücükler yaparak sınıftan ayrılacaklar. Sonra okulun bitme saatinde gelip seni alacaklar.mutfakta (2)

O gün hergünden biraz daha erken kalkılır ve bütün aile birlikte kahvaltı etmek icin hazırlanmaya başlanır. Tuvalete gidilir, eller yüz yıkanır. Kahvaltı masasına oturulur. Kızarmış ekmek kokusu, çay, peynir, domates, belki biraz bal, ekmeğin üzerine sürülen tereyağının erimesi, onu beklerken portakal suyunun sıkılması, kivinin ikiye bölünüp kaşıklanması, Nisan’in anne ve babasının içeceği çayların içine sallama çay poşetlerini bırakması, çayın yavaş yavaş kaynar suya nüfuz etmesi ve guzel kokular yayması… Kahvaltıya başlanır ve gün içinde yapılacak olanlar tekrardan tekrar edilir. Biraz daha erken kalkıyoruz diğer günlere nazaran zira ağır ağır zevk alınarak yenilmesinde, muhabbet edilmesinde fayda var diye düşünüyorum. Ne de olsa yeni bir hayata başlıyor yavrunuz ve ilk gün, ilk intiba onun için oldukça önemli. Zevkli ailecek geçirilen hoş vakit ve lezzetli bir kahvaltıdan sonra eller yıkanır, dişler fırçalanır ve çıkmaya hazırız.

Bir gün öncesinden hazırlanan çanta sırta takılır ve evden çıkılır. Kapının önünde tabii ki birkaç (yüzlerce) fotoğraf ve okulun yolu tutulur. Yol boyunca yine yavruyla güzel güzel konuşmalar ve okulun kapısına yaklaştıkça duyulmaya başlanan çocuk sesleri; şen sakrak. Tabii maalesef arada bir duyulan ağlama sesleri de cabası.

Okulun kapısindan girilir, Mahmut hoca, sınıf kapısının hemen dışındaki her öğrenci için ayrı bir bölmesi olup resimlerle belirtilen bölmedeki askılıkta çantanın içinde Nisan’ i beklemek üzere asılır. Öğretmeniyle ilk tanışma gerçekleştirilir ve sınıfın kapısından arkadaşlar belirir. Bundan sora Nisan’la birlikte aynı yolu paylaşacak arkadaşlarla göz temasları kurulmaya başlanır.

İşte tarifiniz bu noktaya kadar geçerli olabiliyor. Bundan sonrası her çocuğa ve her ebeveyne bağlı olarak değişiyor. Nasıl mı? Bakın neler oldu…

cantasiyla (2)Nisan sınıfına girer girmez ikimizi de peşinden sürükleyerek gördüğü her yeni oyuncağı “anne, baba, bak” diyerek tanıtmaya başladı. Yavaş yavaş arkadaşlarını da göstermeye başladı. Kendine uygun bir köşe buldu ve oyuncakları yani bebekleri alıp onlara biberon verdi. Yanındaki arkadaşlara birşeyler söyledi. Bu arada Nisan sadece türkce konuşuyor şimdiye kadar. Bunu ayrı bir yazıda paylaşırız isterseniz; uzun hikaye. Diğerlerinin anlamaması da onu pek rahatsız etmedi ki anlamadığı bu dilin fransızca olduğunu biliyor ve öğreneceğini de biliyor, bu konuyu uzuuun uzun konusuyoruz.

Ebeveyn olarak biz de etrafa bakıyoruz daha bir alıcı gözüyle. Derken babamızın gözüne veliler için yazılı olan bir yazı ilişiyor. Babamız okumaya gidiyor ve annemiz Nisan’la oynarken yazıyı hatmedip annemizin de okuması gerektiğini söylüyor. Hayır ne olur sanki bana özetini yapsa değil mi, benim okumama ne gerek var? Neden mi çünkü annemiz yazıyı okumaya başlayınca bir anda beyninde bir şimşek çakıyor. Şimşek hızlı hızlı hareketlere sebep olup sinirleri birbirine çarpıştırıyor, çarpan sinirler birbirlerine senin ne işin var burada der gibi çatıyor. O ona o ona derken ayni zincirleme bir kaza gibi sinirler, kan hücrelerine, onlar damarlara, oksijen, alyuvar, akyuvar derkeeeeen göze kadar ilerleyen bu zincirleme hareket en nihayetinde airbagleri patlatıyor, tabii bu bag-lerin içi havayla dolu değil biraz sıvıyla dolu ve gözyaşları bir anda kontrolsüzce akmaya başlıyor. Bu nasıl bir patlama, durdurulamıyor. Sinyal mi vermedik, önümüze mi bakmadık, nerede yanlış yaptık, n’oluyor? Gözyaşlarını tutamayan anne ağlayarak sınıfı terkediyor. Kendine bir cam kenarı bulup daralan nefesine hakim olmaya çalışıyor. Deriiiin derin nefesler alıyor. Gözler siliniyor, birbiri ardına tüketilen kağıt mendiller… Telkin edici sözler söylenip kendi kendine toparlanılıyor ve gözler silinip sınıfa tekrar giriliyor. Tabii ki öğretmenle tekrardan karşılaşılıp ilk göz temasında “ aaaa” diye acıyan gözlere maruz kalınca önceden edinilmiş olan pencere onu mekanına geri dönülüyor. Bu sefer öğretmen yanımıza gelip zaten bildiğimiz ama unuttuğumuz ve duymanın iyi geldiği nasihatleri ve söylemleri sıralıyor; yavrumuzun bizi böyle görmemesi gerektiği, gözyaşlarımızı dışarda bırakmamız gerektiği, bunun normal bir durum olduğu…. Sağolsun ilgilenmesi, benim için tabii ki rahatlatıcı bir durum zira kızımızla da böyle ilgileneceğini umudediyorum.

İşte tarifin maalesef kişiye göre değişebilecek tarafı burasıydı. Kızımızı hazırlamıştık ama kendimizi, aslında özellikle kendimi pek hazırladığım söylenemezdi, hazırlayamamıştım, hazırlayamadım, hazır değilmişim, hazır değilim. O anki patlamaların sebebi kızımızın büyümüş olmasıydı. Zaman çok çabuk geçmişti ve ben birkaç gündür bunları dilime pelesenk etmiş olsam da maalesef kalbime kadar duyuramamıştım sesimi. Ayrılık ki üç saatte olsa ayrılık ayrılıktır, tabii ki çok sevdiğim bir durum değildi. Hatta havaalanlarında tanımadığım insanların bile ayrılıklarında gözyaşı dökmelerine eşlik eden bir kişiliğim var, sözkonusu kendi yavrumuz olunca durduramadım hıçkırıklarımı. Belki de oldukça sıkmıştım kendimi bugüne kadar; ona telkinler yaparken bilinçaltımdan kendime kimbilir neler söylüyordum. Sen konuuuuuş, konuuuuuş der gibiydi içerdeki ses. Kızımız büyümüş ve okula başlıyordu ve ben tabii ki bu büyük olayı hakkını vererek yaşıyordum, böyle yapmak iyidir, ağlamayan ebeveyn kötüdür hiiiç demiyorum yanlış anlamayın; benimki sadece biraz da gülelim diye edilmiş nükteler. Sonrasında ise işler şöyle gelişti:

Tekrardan kendimi toplayarak içeri girip bu sefer direkt Nisan’la oynamaya başladım, çok daha kolay oldu bu derste (2)sefer. Onun gerçekten büyüdüğünü gören ben, bu sefer sakinleşmiş bir sekilde anın tadını çıkarmaya çalıştım, onu seyrediyor seyrediyor seyrediyordum. Taa ki öğretmen gelipte artık sınıftan çıkma zamanı olduğunu söyleyene kadar.

Yavaş yavaş Nisan’a güle güle deyip o oynarken okul sonrasında onunla yapacaklarımızı bir kez daha hatırlatıp sınıftan yavaşça ayrıldık, biraz daha büyüyen ve bu güzel yolda ilk adımını atan kızımıza iyi şanslar dileyerek. Yolun açık olsun kuzumuz, herşey gönlünce olsun, senin ve senin gibi yeni başlangıçlara yelken açan herkesin. Okul hayatın ve tüm hayatın su gibi olsun, akıp geçsin yillar güzeeeeeel güzel. Seni seviyoruz kıymetlimiz.

Dedik ve çıkışta bizi neyin bekleyeceğini merakla düşünerek okuldan ayrıldık. Eşim işin, bendeniz bu satırları yazmak üzere evin yolunu tuttuk.

Şimdi ise saat geldi çattı, benim izninizle çıkmam lazım, Nisan kalfayı ilk kez okulundan almaya gideceğim, devamında görüşmek üzere sağlıcakla kalın.

Sesimden

Advertisements

6 thoughts on “Okulun İlk Günü

  1. Harika bir yazi olmus Eda cim👏Yillar oncesine benim koca bebeklerimin ilkokul yillarina dondum bir an seninle birlikte.. Masallah diyelim keyfini cikarin bu guzel gunlerîn💕

    Like

    1. Ne mutlu bana, birazcık olsun içinde bulunduğumuz ortamdan alıp birilerini güzel biryerlere götürebiliyorsam.
      O zaman zamanda güzel yolculuklara devam. Güzel günler diliyorum. Sevgiler.

      Like

  2. Ne önemli günlerini yaşayacaksınız beraber; evlilik, doğum, … Hepinize şimdiden ömür boyu güzellikler, mutluluklar, başarılar canlar 😍😙

    Like

    1. Çok teşekkür ederim, beğenmene çok sevindim. Aynı güzel hisleri hepinizin, isteyen herkesin tatmasını dilerim. Hep birlikte en güzel günlere diyorum🙏 Sevgiler

      Like

  3. Canımm ne güzel dile getirmişsin duygu ve düşüncelerini👏🏻👏🏻 yolu açık olsuun Nisan kızın.. Başarıdan başarıya koşsun.🙏🏻🙏🏻 Sende gurur duy bence onun için çok zor bişeyi yaptı daha 3 yaşında.. Anne, baba ,aile ,arkadaşlar dışında farklı bir dunyaya adım attı sorumluluklarla birlikte.. Güzel kızım hayatında hep iyi insanlar olsun🙏🏻

    Like

    1. Sağol canım arkadaşım, bu yazabildiklerim buzdağının sadece görünen kısmıydı, yaşananları sen de tahmin edebilirsin eminim ki😊. Kızımızla senin de dediğin gibi ne kadar gurur duysak azdır.
      Her zaman bütün yavruların karşısına doğru zamanda doğru insanların çıkması dileğiyle…
      Sevgiler

      Like

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s