Genel · Tayland

Reyley Adası

Tekneden indiğiniz yer aslında ufak bir balta girmemiş orman havasında, suya bakarsanız da bataklık. Suyun içinde metrelerce ağaçlar ve eminim ki içlerinde birçok türü barındırıyordur. Görüntü gündüz neyse de akşam felaket, korkutucu, ürkütücü ve hatta ne kadar versem şuranın içinde bir gece kalırsın gibi diyalogları başlatan türden. Gelgitlerin bol olduğu bir taraf bu taraf, ama nasıl olsa denize girmediğiniz için sorun yok. Deniz gidince rahatça yürünebiliyor fakat o longtaillerin bile giremeyeceği kadar alçak olan sular olduğunda tekneden suyun içine inebilirsiniz veya önceden ayarlayacağınız otel rezervasyonuyla, otelden gelip sizi almalarını isteyebilirsiniz ama derdinizi iyi anlatın zira arkadaşlar anlamış gibi yapmaya bayılırlar, kanmayın, ayrıntılarıyla anlatın herşeyi, tekrar edin; sizin iyiliğiniz için söylüyorum, suyun içinde hatta bataklıkta yürümeyin diye. İşin şakası o kadar da abartılacak birşey de yok.

p1030138Adanın iki sahili var ama öbür tarafında yani batı kıyısında. Longtailden indiğiniz sahilin en soluna doğru yürüyerek yine balta girmemiş orman havasındaki yoldan yürüyerek bu şahane iki kumsaldan birine varıyorsunuz. Buraya ulaşmak için katettiğiniz yol boyunca ilginç mağaralarla  karşılasacaksınız. Hatta maymunlarla karşılaşacaksınız. Yolun hemen yanındaki otelin bahçesinin duvarını kaplayan yeşilliklerin üstünde gezintiye çıkmış maymunlar sizi kandırmak için tabiri caiz ise binbir türlü maymunluk yapıyorlar. Ellerinizdeki kollarınızdakileri almak için yapacakları karşısında şaşkınlığa düşebilirsiniz. Anne önde çocuklar arkasında kendilerini acındıran, zavallı pozlarında maymunlar. Sizin onlara olan ilginizi anladıkları anda neyiniz varsa alabilirler. Fotoğraflarını çekin ama fazla bulaşmamaya dikkat edin. En son gördüğüm, adamın birinin poz vermek için maymunlardan birinin yanına yaklaştığı sırada  başındaki güneş gözlüğünü çalan başka bir maymundu. Önce gözlüğün camını kırarak çerçevesini attıktan sonra on dakika boyunca o camın arkasından insanlara ve gökyüzüne bakarak verdiği pozlar inanılmazdı. Biraz da amerikayı yeniden keşfetmiş edasıyla ve dalga geçercesine gözlüğün sahibine bakışlarıydı beni hayretlere düşüren ve o an bunların gerçekten neden insanlara en yakın hayvanlar olduğunu anladım. Sizin de çıkaracağınız sonuc; ayağınızı denk alın.p1030127

Bu yeni kumsala geldiğinizde ilk girişte tırmanma sporlarına ilgisi olanlar daha doğrusu yeni başlamak isteyenler için güzel bir parkur olduğunu göreceksiniz. İşi iyi bilen ve hatta bu hayata maymun olarak gelmesi gerekirken son anda yanlışlık sonucu bu şekilde gelmiş hocalar göreceksiniz; her taraflarından zincirler halatlar asılı olan. Derslerin turist olmanız itibariyle kolay geçecegine inaniyorsanız yanılıyorsunuz çünkü hocalar işlerinin hafife alınmasından hiç hoşnut olmayan hata kabul etmeyen üniversitedeki profesorler gibiler. Fotoğrafta …  görüleceği gibi oldukça başarılı oldum desem yalan olur çünkü cesaret edemedim, o ben değilim ama olabilirdim.

p1030490Tırmanma şeridinin hemen yanında ufak bir tapınakları var, şaşırmayın. Gördükleriniz her çeşit büyüklükteki erkek cinsel organları, biz bunlara bu yazımızda tap diyelim; tamamen atmasyon bir kelimedir anlamını herhengi bir yerde araştırmaya kalkıpta zaman kaybetmeyin. Her renk ve her boyuttaki tapları okşayıp yüzlerine sürüp tapıyorlar. Mağaranın içlerine kadar giremiyorsunuz ama girebildiğiniz yerden içerilere doğru baktığınızda içerideki yüzlerce farklı tapı görebiliyorsunuz. Buraya kadar gelmişken birkaç dua da siz edin 😉 mağaranın devamında ise o şahane doğa kıvrımlarını göreceksiniz denize doğru yol alan, suların aralarından geçtigi, bir çeşit falez gibi. Suyun rengine bayılacaksınız. Sahil boyunca sağa doğru gittikçe ki sola zaten gidemezsiniz, dağ var, kumsal daha da güzelleşiyor. Kumsalın sonuna doğru şahane noodles ların yapıldığı tekne satıcılarıyla karşılaşıyorsunuz. Buradan sebzeli noodles kesinlikle yemeyi ihmal etmeyin.

Bu sahil boyunca da masaj yaptırmak için kadınlarla karşılasacaksınız ki yaptırın derim ben. Özellikle ayak masajı. Bu manzaranın karşısında ayaklarınıza masaj yapılırken aldığınız hazzı yıllarca konuşacağınıza iddiaya girerim, mahrum kalmayın.

Denizin ortasındaki üzerine yıkılmayan ada parçasının görüntüsü de sizi hayran bırakacaktır.p1030485

Diğer sahile gelince bu sahilin kumsalı biraz daha genişçe. Sıra sıra insanlar havlularını sermişler hatta sereserpe uzanmışlar. Diğer adalarda gördüğünüz insanlarla karşılaşma olasılığınız çok yüksek çünkü bir turla gelmeyen insanların çoğu aldıkları birçok tavsiyeyle en güzel yerleri öğrenip oralara geliyorlar. Ben de o kişilerden biri olarak olabildiğince sizleri bu yerler konuşunda bilgilendirmeye çalışıyorum; isteğim bu.

Bu sahilin en önemli aksiyonu ise gün batımı. Gün batımına doğru kalabalıklaşmaya başlıyor. Bir anda gelen insan sayısı artmaya ve gündüz adanın başka yerlerinde olan insanların bir anda “buluşma yeri” vasfını taşıyan bu yerde karşılaştıklarını görüyorsunuz. Havlular yerlere serilip çevredeki barlardan alınan kokteyller ellerde gün batımına doğru seyir başlıyor. Güneşi hiç bu kadar güzel, gökyüzünü hiç bu kadar renkli görmedim. Renkten renge giren gökyüzü bir anda görsel bir şölene dönüşüyor. İnsana bu kadar çok renk olduğunu p1030069bilmiyordum dedirtiyor. Kokteyller ve bütün günün verdiği rehavetle o gösterinin karşısında sıcak ama hafifçe esen rüzgarla biraz kestirebilirseniz ne mutlu size. Umarım hava buna uygun ve açık olur.

Gözlerinizi açtığınızda hava kararmış olabilir sakın korkmayın, şimdi yemek saati. Yemek için deniz kenarındaki restoranların hepsini tavsiye edebilirim ama unutmayın ki bazılarında içki satılmamaktadır fakat kendi içkinizi başka bir yerden alıp burada içebilirsiniz; yine de sorun. Günlerdir noodles yemenin etkisiyle burada pizza yemeye karar verdim. Çok başarılı olamaz tabii ama yine de güzel geldiğini itiraf etmeliyim.

Burada da yapılan turlar var tabii ki. Ama adanın üstünde değil tabii ki. Adadan sizi longtaillerle alıp ana karaparçasına bıraktıktan sonra oradan tur sahipleri minibüslerle size eşlik ediyorlar. Ben ne varsa yaptım ve en çok görülesi olanlar filler, mavi göl, Blue lagoon ve Tiger Cave Temple. Diğer turlarda gösterilen tapınak çok da görülesi bir yer değil çünkü zaten Bangok’a gidecekseniz tapınakların en güzellerini göreceksiniz. Diğer çok beğenmediğim yer ise sıcak sulardı, Spring waterfalls, ki bunların en güzelleri zaten benim ülkemde bolbol var. Küçücük havuz diye adlandırdıkları doğal su birikintisine onlarca insan birlikte giriyor ve kalabalıktan ayağını bile sokamadan çıkıyorlar, ıslandığınıza bile değmez.

Filler; bu ülkenin sembollerinden biri. Heryerde varlar, şovları, su gösterileri vs… Ben binmeyi tercih ettim. Fili kullanan bir hocanın arkasında gezdim. Binmek için yüksek bir p1030350yapının üstüne çıkıp sizin için hazırlanmış olan tahta benzeyen küçük bir koltuğa oturuyorsunuz. Hoca ise filin boynuna oturuyor. Filin tüylerini ilk defa gördüm, bir arkadaşımın deyimiyle yaşlı bir adamın saçları gibi ama oldukça sert, batıyorlar. Onun için filin başına çıkıp çektireceğiniz fotoğrafları düşünerek o kıllar batmasın diye altınıza uzun birşeyler giymenizi öneririm. Yaptığımız parkur oldukça zor bir parkur, her keresinde düşeceğimizi düşündüm ama öyle olmuyor, hayvanlar buraya alışık. Çamurların içinde bata çıka yol alırken siz hiçbirşey hissetmiyorsunuz, biraz korku sadece. Öndeki filin poposu ise görüntü olarak çok komik, sadece gülüyorsunuz. Fotoğraflara gelince ise sanki bütün yol boyunca fili siz yönetmiş edasıyla verdiğiniz pozlar değişmiyor, herkes aynı merak etmeyin. Varış noktanıza ulaştığınızda ise alacağınız muzlarla filleri ödüllendiriyorsunuz. Filler muzları soyup yemiyorlar, hortumlarıyla bütün olarak alıp ağızlarına doğru fırlatıyorlar. Suratları gerçekten çok komik ve eğlenceli, sevimli hayvanlar.
Bu arada filin üstündeyken oturduğunuz koltuğun yanında şemsiye olduğunu göreceksiniz, hava güneşliyse güneşten yağmurluysa yağmurdan korunmak için, güneş cooook yakıcı olabiliyor.

Sonra yine minibüslerle farklı bir mekana gidiyorsunuz; mavi gol. Ormanın içine girip uzun bir yol yürüyorsunuz. Yolun sonunda mavi gol, ama aslında yeşil hatta turkuaz. Nispeten durağan bir su olmasına rağmen nasıl bu kadar temiz anlayamadım. Suyun dibi gözüküyor, dalıp dalıp çıktım, neyse ki kalabalık da değildi. Yukarılara doğru da yürüyebilirsiniz, suyun geldiği yere doğru fakat en büyük güzellik bence burası. Sıcak su havuzlarını da yaptım ama dediğim gibi o kalabalıkta o kadar insanla birlikte suya girmek hiçte ilginç değil.

p1030425Son olarak tavsiye etmeyeceğim bir diğer şey de tapınak. Zaten bir tek bu kadar çok arsız maymunu görmek açısından gidilebilir, hepsi o. Bir de tapınağın içindeki turuncu elbiseler giyinmiş Budist rahipler var. Bir ara yürürken baktım bir grup insan bunların yanına gitti. O önemli şahsiyette cebinden çıkardığı bir şişenin içinden bu insanların üstüne tek tek su döktü. Çok sevinen grup elemanları adamın cebine ceplerinden çıkardıkları, tahminimce para, şeyleri adamın cebine koydular. Öğrendim ki bu din adamları yalnızca bu tapınaklara gelen kişilerin tabiri caiz ise bağışlarıyla yaşıyorlarmış. Zaten giysileri belli, ayaklarında takunya var, kış da yok, yiyecekleri ise kilolarından anladığım kadarıyla o da en az miktarda, anlayacağınız fazla bir giderleri de yok. Eminim ki kebaptır, dönerdir, baklavadır börektir, bu tatları tanıdıklarını hiç mi hic zannetmiyorum, varsa yoksa sebzedir heralde. Öyle herkes uzun yaşar, kabiliyet o güzelim yemekleri ömrünün sonuna kadar ama en az doksan yüzyıl yiyipte sağlam sağlıklı kalabilmek.

Neyse turum bitipte son olarak Reyley yolunda longtaile bindiğimde güneşin batmamış olması için dua ediyordum. Deniz kenarına geldiğimde koşturarak adanın diğer tarafına geçtim ve yine işte oradaydı o muhteşem manzara. Kaç kişiye nasip olur bilmem ama umarım hepiniz bu duyguyu tadarsınız. Sırf bunu bir daha görebilmek için oraya bir daha gideceğim.

Akşam olduğunda bilin ki yemekten sonra yapacak pek birşey yok. Fakat eğer hava rüzgarlı değilse o dilek mumlarından burada da yakabilirsiniz. Tavsiyem gün boyunca gittiğiniz yerlerde o mumlardan bolbol alabilirsiniz, bunun için şöförünüze sormanızda fayda var, yoksa otellerin lobilerinde de satılıyor. Size bırakıyorum, taşımak mı ki oldukça hafifler yoksa pahalıya mı almak. Ama unutmayın ne kadar pahalı olabilir ki?p1030242

Bangkok’a doğru yola çıkmadan önce bu kara parçasındaki son olarak tavsiye edeceğim yer, Railay Bay Resort Otelinin masajı. Masaj odaları tekli veya çoklu olabiliyor, en güzeli de masaj odalarının o muhteşem deniz manzarasının tam karşısında olması. Girişte önce masajınızı seciyorsunuz. Sonra bir bayan gelip ayaklarınızı limonlu suyla temizliyor. Sizi odaya alıyor ve güzel kokular içinde ne kadar isterseniz yoğuruyorlar. Hafif bir müzik, güzel kokular karşınızda güzel bir manzara ve denizden gelen hoş bir esinti. Hergün burada masaj yaptırıp sonrasında da otelin havuzuna girdim. Deniz varken havuza girilir mi hayır tabii ki ama onu da yapmak istedim, haylazım ya, o bakımdan.

Gökyüzü alabildiğine geniş ve çok uzakları görebiliyorsunuz. Gökyüzünün uzaklarda bir haller aldığını farkettim bir ara. Yaklaşanın ne olduğunu anlayamadım ama idrak etmem fazla geç olmadı, karayiplerde de benzer manzaralarla karşılaşmıştım. Gökyüzünun uzaklarda bir kısmının bulanıklaştığını görüyorsunuz. O bulanıklık gitgide size doğru yaklaşıyor. İnsanlar birer birer sahilden içerilere tentelerin altına doğru ilerlemeye başlıyor. Ben birkaç kişiyle birlikte  p1030499inat edenlerdendim. Gökyüzünün değişen renkleriyle birlikte yaklaşan o muazzamlığın karşısında dehşete düşüyorsunuz, ne büyük bir güç diyorsunuz kendi kendinize, ve ilk damla. Ardından bir tane daha derken hızlanan yağmur damlaları bir anda son sürat vücudunuzu delmeye başlıyor, sırılsıklamsınız. Bir metre ilerisini göremez hale geliyorsunuz, bulanıklık bu işte. Bir metre ilerinizdekileri karaltı olarak seçebiliyorsunuz ancak, gerisi yok. Böylesine ıslanmışken biraz da farklı bir şekilde tadını çıkarmak amaçlı kafelere doğru koşturduk ve kokteylimiz elimizde hayranlıkla seyretmeye başladik gökyüzünü. Karpuz suyu, tavsiyem budur, umarım karpuzu seviyorsunuzdur. Ben karpuzu sevmem yani diğer meyvelerle kıyaslayınca çok sevdiğim söylenemez ama suyuna ve sakızına bayılıyorum.

Gökyüzünden düşen damlalar hatta gökyüzünün kendisi düşmüş gibiydi. Yavaş yavaş azalan yağmur damlaları yerini yine güneşe bırakıyor ve kısa bir sürede yine renkler geri geliyor. Griler mavi turkuaza dönüşüyor tekrardan. Suyun içindeyim tekrardan güneş yüzümü yakıyor. Ilık suyun içinde son son giriyorum suya. Son son diyorum çünkü buradan çıkıp bavulumu hazırlayıp adaları bir dahaki sefere kadar terkedeceğim.img_2818

Sudan istemeye istemeye çıkıyorum ve hızlıca hazırlanıp daha önceden ayarladığımız Bangok’a dönüş yolculuğumuza başlıyorum. Bu araç sizi adanın o sevimsiz bataklık tarafından alıyor. Yağmurlu bir gün olduğu ve deniz yüksek olduğu için bu tarafta bizi bekleme noktasından almaya gelen ve su içinde gidebilen büyük tekerlekli big foot cinsinden bir araçla longtaile kadar taşınıyoruz bizim gibi bekleyen birkaç kişiyle. Marabalarını almaya gelmiş bir kamyonu bekler gibiyiz daha çok 🙂 kamyon bizi tarlaya götürüyor, fark birilerinin eşliğinde güleryüzle taşınıyor olmamız.

Ne mutlu bana birazcık olsun sizleri benimle beraber oralara götürebildiysem. Keyifli günler dilerim.

Sevgilerimle

Advertisements

One thought on “Reyley Adası

  1. Özellikle beni en çok cezbeden masaj kısmı oldu. Bir keresinde Efes yakinlarinda bir tatildeykenTaylandli bir kıza ayak masaji yaptırmış biri olarak ne demek istediğini anladım. Okurken orada hissettim supermis☺

    Like

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s