Doğurasım · Genel

Ve Oscar’ın Sahibi Nisannnn

Eveet, bu hafta tekrardan Nisan kalfanın karnımdaki serüvenine geri dönelim istedim. Bu serüvendeki en son yazımda, “İlk Haftalar” ilk ay maceralarımızı bitirmiştim zaten. Gelelim devamına ;

tav-iphone-959-2Bir sonraki ayda kızce hızla büyümeye devam ediyordu. Normalde anneciklerde mide bulantısı oluyor. Ben de ise daha önceden de belirttiğim gibi mide bulantısından ziyade ağzımda metalik bir tad oluyordu, hormonlar, yapar, olur dediler, tamam dedim. Önce ufaklığı anlatayım. Bir haftada normal büyüklüğünün iki katına çıkmaya başlıyor; düşünsenize bir gün bir uyanıyorsunuz ayaklarınız yataktan çıkmış, hiçbir kıyafetinize sığmıyorsunuz veya ayakkabılarınızın hiçbirini giyemiyorsunuz, felaket 😮 Bizim boyutlarımızda düşününce insan biraz afallıyor. Sonra surat yavaş yavaş formunu almaya başlıyor, gözler birbirine yaklaşıyor ve gözleri kaplayan zar sonradan gözkapaklarını oluşturmak üzere nöbete başlıyor. Siz ise dikkat etmeye devam edin hareketlerinize veya sert sporlar yapmamaya zira bebek size tutunmak istiyor ama sizin de yardımcı olmanız lazım.
Ellerini karnına koymuş, kafa önde mağrur, bacaklar deseniz katlanmış, ama aslında sanki dersiniz köşeye kıvrılmış dışarıya çıktığında ne haylazlık yapacağının planlarını yapan bir yavrucak. İç organlar hızla oluşmaya ve gelişmeye devam ediyor. Beyin deseniz iki lopuyla loplop; gayet simetrik bir şekilde oluşuyor. Mide, kalp, pankreas, ciğer oluşmaya başlıyor. Siz siz olun akşamları yatakta bunları düşünün, ben böyle yaptım, yani ben öyle yaptım diye öyle yapın demiyorum tabii ki ama bana çok iyi geliyordu ve eminim ki size de iyi gelecektir. Gözlerinizi kapatıp hayal edin, hafif bir müzik eşliğinde ellerini, kollarını yüzünü, ve bütününü. İç organlarını bile düşünün, hatta gözleriniz kapalı, siz dokunun bebeğinizin kalbine, sevgiyle onu okşadığınızı hayal edin. Açılmayı bekleyen göz kapaklarından öpün onu.
Hatta kalbi atmaya başladı bile ve siz bunu doppler isimli bir alet yardımıyla duyabilirsiniz; yavrunuzun ilk sesleri sizi bekliyor ama merak etmeyin ilerde bol bol duyacaksınız ve hatta öyle günler gelecek ki “Yavrum, bir sussan, azıcık, birazcık, gözünü seveyim 🙂 ”
Veee hamileliginizin 12. haftasına geldiğinizde artık mide bulantılarınızın genel olarak geçmiş olması gerekiyor, zira vücut artık içinde barındırdığı bepçinle daha uyumlu ve sağını solunu biliyor. Ummadık yerlerden yemiyorsunuz tekmeleri, ufaklığın nerelerde, nelere karşı atarlanacağı belli. Tabii siz yine de su içmeyi ihmal etmeyin, bol bol su için. Ama bu suları icerken idrar yolu iltihaplarına da dikkat edin.
Bu haftanın cok büyük bir önemi var; yavrunuzla ilk karşılaşmanız olacak. Sevgililerin buluşması diyelim hatta. Randevulaşın ve randevuya gitmeden önce, biliyorum kremler falan sürünürüz böyle özel zamanlarda daha bir güzel kokmak için ama bu seferlik özellikle karın bölgenize randevu tarihinizden bir hafta öncesinden itibaren birşeyler sürmemeye özen gösterin. Randevudan yarım saat kadar önce bir bardak su için ve o eşsiz anı sabırsızlıkla beklein. Ekografi için bize önerilen isimlerden bir tanesinden randevu aldık. O ana kadar o sadece bir tanesiydi ama ilerleyen zamanlarda o Bir taneydi.
Ekografiye bakılacak yer, mekanin durumu, yapan kişi, ve kişinin ruh hali cok önemliymiş. İçeri girdiğimiz andan itibaren, zaten o kadar heyecanlıydık ki dilimiz tutulmuş imagegibiydik. Eşimle el ele bu eşsiz buluşma için kalplerimiz dışardan görülecek kadar atarken bekleme salonuna girdik. Dr Emmanuelle BARRALI-GOLSTENNE gelip bizi ekografi odasına aldı. İlgili soruları sorduktan sonra sıra buluşmaya geldiğinde bizi yan tarafa aldı. Bu aletin ne kadar iyi olduğundan bahsetmişti ama ben görüntüler gelmeye başlayınca işin farkına varabildim. Perdeleri kapattı, uzandım ve hazır olun dedi. Hazır? Olduk desem inanır mısınız acaba? Hic sanmıyorum. Elimizde bir tek patlamış mısırlarımız eksikti. Karanlık ve sıcak bir oda, karşımızda dünyanın en mükemmel, en büyük ödüllerine layık ne kelime, ötesinde bir yapit ; NİSAN.
Ellerini, kollarını, bacaklarını görüyorduk, öyle karşımızda duruyordu. Ve tabii ki komik duruşlar, nasıl mı? El alına koyulmuş, « düşünen adam » misali. Biraz uğraşıpta gerekli ölçüleri almak icin dürtünce rahatsız oldu olsa gerek hemen kafa yana çevrildi, sırtı dönüldü. Omurgası, kalbi, beyin lopları, herşeyiyle karşımızda duruyordu. Biz ise hüngür hüngür ağlıyorduk. Hiç bu kadar çok mutluluktan ağlamamıştık. Birbirimizin ellerini sıkmaktan kan gitmez olmuştu ellerimize.
image
Gerekli ölçüler alındıktan sonra makineyi kapatma zamanı gelmişti ki bunu hiç istemiyorduk. Aletin sırf meraktan fiyatını sorduk. Sevgili doktorumuz Velter’in aleti ki o bile 200K$ civarındaydı, bunun fiyatı 2 milyon $ civarındaymış. Gözlerim uçukladı, hayallerim bir anda altüst oldu ama gerçekten değerdi. Hani bazı filmler sinemada seyredilir ama evde de gideri vardır denir ya işte bu film ancak öyle bir alette ve öyle bir ekranda seyredilirdi. Bu arada seyrettiğimiz ekran, ekran değil, koca bir perdeydi, tek kelimeyle muazzam. Sonra ögrendim ki bizim doktor hamileliği esnasında sabah akşam bakarmış çocuklarına bu aletle. Hemen akım bu mesleğe gitmedi değil. Ya da dedim ki acaba eve alsam da hamile bütün arkadaşlara göstersem ve her gösterimden cüzi bir miktar alsam; sembolik acaba parasını çıkartabilir miydim, hahahah; sanmıyorum.
Doktorumuzla gerekli mütarekeler yapıldıktan sonra bebeğimizin 80% ihtimalle kız olacağını öğrendik. Tam olarak oluşmamış olmakla birlikte formundan bu oranı verebildi bize. Onun icin kesin gibiydi ama yine de 20% olasılığı da eklemek istedi. Ona göre hersey normaldi fakat bir takım testlerden daha geçmem gerekliydi; misal trisonomie 21’in anlaşılabilmesi için yine kan testlerinden geçmeliydim. En azından bu ekografi esnasında bebeğin ensesine bakıp bir anormallik olup olmadığını görebiliyorlardı ve herşey normaldi.image
Bebek büyümeye devam ettikçe onda ve sizde değişimler tabii ki oluyordu. Sizin bulantılar azalırken, karnınız daha geç doymaya başlıyor. Ayrıca kalp atışlarınız da biraz artabilir, ne de olsa kan basıncınız artıyor ve daha çabuk yorulmalar bu zamanlarda başlıyor. İyi haber; düşük yapma ihtimaliniz artık neredeyse kalmadığından hamileliğinizin haberini verebilirsiniz.
Biz ekografinin resmini göstererek verdik bu güzel haberi. Görenlerin yüzlerindeki ifadeyi anlatamam, görmeniz, yasamanız lazım. Ağlayanlar mı dersiniz, kahkahalar atanlar, gülenler mi dersiniz. Tabii biz gizli gizli fotoğraflarını çekmedik değil. Çok şaşırdılar çünkü bizden gayet umudu kestikleri bir anda geldi bu haber. Biz yıllarca bebek sahibi olmak istemiyoruz diye diye nasıl beyinlerini yıkadıysak, inanamadılar. Hatta yıllarca bana hiçbirşey soramayan babacığım bile en sonunda itiraf etti. Hep bir sorun var zannetmiş. Haklı çünkü benim kadar çocuk seven brisi nasıl olurdu da bu kadar sene durabilirdi. Biz hep istemediğimizi, bu dünyaya çocuk getirmenin gerek olmadığını savunuyorduk ve geciştiriyorduk. Annem ise bana daha hazır olmadığımı söyleyip zamanı gelince konuşalım diyordu. Ve annemin bir kere daha haklı olduğunu gördüm. Hazır olunan bir an gerçekten vardı. O isteğin bir anda geldiği, öyle ya da böyle bu istek size üfleniyor. Siz bir anda bu aşkla yanıp tutuşmaya başlıyorsunuz. O yüzdendir ki isteyen herkese nasip olsun bu mucize; temennim budur çok açıklıkla söylüyorum. Hatta güzellikler dileyen herkesin bütün o güzel dilekleri bir bir gerçekleşsin, su gibi çabuk gerçekleşsin hem de. Güzelliklerle dolu olsun her taraf ki ancak böyle olduğunda herkes mutlu olabilir. Herkes mutlu olsun ve bu yazıyı keyifle okusun…

 

Advertisements

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s